İsrail’in BM Büyükelçisi Danny Danon BM Güvenlik Konseyi’nde diplomatik manevralara çok az alan bırakan bir mesaj verdi: Yahudiye ve Samiriye’deki Yahudi yerleşimleri kalacak. Bunlar bir gün haritadan öylece silinecek geçici ileri karakollar değil, kalıcı yerleşim yerleridir. Aynı zamanda İsrail’in BM Büyükelçisi, BM tartışmalarındaki bilinen bir kalıbı doğrudan hedef aldı: Yahudi şiddeti topluca „yerleşimci şiddeti“ olarak etiketlenirken, Filistin terörü ise çoğu zaman münferit faillere indirgeniyor.
BM Güvenlik Konseyi’nin 11 Ağustos’taki toplantısı, Konsey’in Avrupalı üyeleri Danimarka, Fransa, Yunanistan, Letonya ve Birleşik Krallık’ın girişimiyle düzenlendi. Gündemin merkezinde Yahudiye ve Samiriye’deki şiddet, özellikle de Yahudi sakinlerin artan şiddeti suçlaması vardı. Danon bu önceliklendirmeye başka bir gerçeklikle karşılık verdi: Yüzlerce Filistin saldırısı, İsrail’in Yahudi aşırılıkçılara yönelik cezai kovuşturması ve Yahudi halkının bölgeyle binlerce yıllık bağı.
Today, my message at the UN Security Council was clear: We are not going anywhere!
Jewish communities will remain in Judea and Samaria and will continue to grow. The Jewish people’s historic connection to Judea and Samaria is undeniable. pic.twitter.com/9ZMzNV7yOH
— Danny Danon 🇮🇱 דני דנון (@dannydanon) August 11, 2026

Passende X-Beiträge
Aus dem SCHLAGSEITE X-ArchivDanny Danon, Yahudiye ve Samiriye hakkında: geçici bir durum değil
Danon’un temel açıklaması dikkat çekici ölçüde netti. Güvenlik Konseyi’nin basit bir gerçeği anlaması gerektiğini söyledi: „Hiçbir yere gitmiyoruz.“ Yahudi yerleşimleri Yahudiye ve Samiriye’de kalacaktı.
Böylece İsrailli büyükelçi, uluslararası tartışmalarda sıkça ima edilen siyasi bir anlayışa karşı çıktı: Yahudi yerleşimleri nihayetinde yalnızca geçici bir durumdur ve bunların ortadan kaldırılması bir gün barışın ön koşulu olacaktır. Danon buna tamamen farklı bir bakış açısıyla karşılık verdi. Bu yerler, ailelerin yaşadığı kalıcı yerleşim yerleri ve zaman içinde oluşmuş topluluklardır. Bunlar ne geçici ileri karakollardır ne de temelde barışın önünde bir engeldir.
Gerekçesi yalnızca siyasi değil, aynı zamanda tarihîydi. Yahudiye ve Samiriye, Yahudi tarihinin merkezi sahneleri arasında yer alır. Danon, Yahudi halkının İsrail topraklarıyla tarihî ve İncil’e dayalı bağını ve bu bağın Tevrat’ta anlatılışını özellikle vurguladı.
Bu, sembolizmden ibaret değildir. Yahudiye ve Samiriye hakkında konuşmak, Yahudilerin ancak modern çağda siyasi bir ilişki geliştirdiği herhangi bir bölge hakkında konuşmak anlamına gelmez. El Halil, Beyt El veya Şilo gibi yerler Yahudi kimliğinin tarihî çekirdeğine aittir. Yahudi varlığını orada temelde yabancı bir unsur olarak görme anlayışı, tarihin bu bölümünü görmezden gelir.
„Yerleşimci şiddeti“ kavramı failleri bir kolektife dönüştürüyor
Danon, şiddet konusundaki dil kullanımında özellikle netti. Eleştirisine göre, İsrailliler olaya dâhil olduğunda Güvenlik Konseyi kolektif bir kavram olan „yerleşimci şiddeti“ni kullanıyor. Filistinli radikallerin saldırılarında ise genellikle ilgili failin adı veriliyor.
Sorun tam da burada, kelime seçimlerinin çok ötesine geçiyor. Bir Filistinliye saldıran Yahudi bir aşırılıkçı kişisel sorumluluk taşır ve cezai kovuşturmaya uğramalıdır. Ancak bundan Yahudiye ve Samiriye’de yaşayan yüz binlerce Yahudi sakinin kolektif suçluluğu sonucu çıkmaz.
Danon bunu kısa bir formülle ifade etti: „Bu adalet değil. Bu önyargıdır.“
İsrail, Yahudi aşırılıkçıların suç işlediğini kesinlikle inkâr etmiyor. Danon’un verdiği bilgilere göre yalnızca 2026’nın ilk çeyreğinde 354 soruşturma başlatıldı, 20 iddianame hazırlandı ve 35 sakin gözaltına alındı. İsrail hükümeti bu şiddete karşı önlemlerini sıkılaştırdı. Güvenlik Konseyi’ndeki ABD temsilcisi de İsrail’in artan cezai kovuşturma faaliyetlerini, güvenlik güçlerinin daha fazla mevcudiyetini ve şiddetle mücadele için sağlanan ek mali kaynakları açıkça takdir etti.
Dolayısıyla belirleyici fark „şiddet var mı, yok mu?“ değil, bireysel sorumluluk ile toptancı etiketleme arasındadır.

Hakkında neredeyse hiç konuşulmayan 348 saldırı
Danon, tartışmanın karşısına somut rakamlar koydu. Verdiği bilgilere göre yalnızca Mayıs 2026’da Yahudiye ve Samiriye’de toplam 348 Filistinli terör saldırısı kayda geçirildi. Bunlar arasında boru bombalarıyla gerçekleştirilen sekiz saldırı, 282 taş atma olayı, 32 yangın bombası saldırısı, 24 kundaklama ve iki ağır araçla çarpma saldırısı vardı. Nisan ayında da 325 saldırı kayda geçirilmişti. 400’den fazla başka saldırı ise İsrail güvenlik güçleri tarafından önceden engellenmişti.
Bu, tartışmanın görmediği noktayı ortaya koyuyor. Yahudi aşırılıkçıların şiddeti hakkında ayrıntılı biçimde konuşup Filistin terörünü yalnızca arka plandaki bir gürültü gibi ele alan kişi, güvenlik durumunu eksiksiz biçimde tasvir etmiyor.
Danon’un Konsey üyelerine yönelttiği suçlama tam olarak buydu. Kaçı Yahudilere yönelik bu saldırıları kınamıştı? Cevabı şuydu: hiçbiri. Bu rakamlardan önceki bilgilendirme toplantılarında söz edilmemişti.
Bu eleştiri önem taşıyor, çünkü kavramlar siyasi algı oluşturur. „Yerleşimci şiddeti“ sürekli olarak müstakil bir kategori şeklinde öne çıkarılırken yüzlerce Filistin saldırısı benzer bir ilgiyi neredeyse hiç görmüyorsa, Yahudiye ve Samiriye’de kimin şiddet uyguladığına ve kimin tehdit altında olduğuna dair çarpık bir tablo kaçınılmaz olarak ortaya çıkar.
Yahudi tarihi bölgeden silinemez
Bu nedenle mevcut güvenlik tartışmasının arkasında daha temel bir soru da yatıyor. Yahudiye ve Samiriye’deki Yahudi varlığı, ciddi biçimde, sanki orada tarihî bir kökeni yokmuş gibi ele alınabilir mi?
Danon’un yanıtı net: hayır. Bunun her siyasi, bölgesel veya uluslararası hukuk anlaşmazlığını çözdüğünü ileri sürmüyor. Ancak bu bölgedeki Yahudi yaşamını temelde gayrimeşru ya da yalnızca geçici gören anlayışı reddediyor.
Bu önemli bir farktır. Sınırlar, yetki alanları ve siyasi modeller tartışılabilir. Yahudi halkının Yahudiye ve Samiriye ile tarihî bağı bu nedenle ortadan kalkmaz. Aynı şekilde, uluslararası organlar yerleşimlerini tercihen siyasi bir kolektif kavram altında değerlendirdiği için bugün orada yaşayan insanlar da ortadan kaybolmaz.
BM tartışmasının daha az etikete, daha çok gerçeğe ihtiyacı var
Danon’un konuşması bu nedenle İsrail yerleşimlerini savunmaktan fazlasıydı. Bu, kavramların çoğu zaman arzu edilen hükmü daha baştan içinde taşıdığı bir tartışmaya yönelik hesaplaşmaydı.
Yahudi aşırılıkçıların şiddeti kovuşturulmalıdır. Filistin terörü de aynı açıklıkla adlandırılmalıdır. Her ikisini aynı anda dile getirmek görecelileştirme değil, dürüst bir değerlendirme için ön koşuldur.
Aynı şekilde şu tespit de dürüsttür: Yahudiye ve Samiriye, diplomatik bir müzakere haritasındaki herhangi bir soyut nokta değildir. Bölge, Yahudi tarihinin tarihî merkezine aittir. Bugün orada Yahudi aileler yaşıyor, topluluklar büyüyor ve İsrail bu gerçekliği geçici bir dipnot olarak görmediğini açıkça ortaya koyuyor.
Şiddet ve bireysel sorumluluk tartışması gerekli ve meşrudur. Yahudiye ve Samiriye’deki Yahudi varlığının temelde yalnızca geçici bir durum olduğu ve bir gün ortadan kaldırılması gerektiği anlayışı ise meşru değildir.
ℹ️ Makaleye ilişkin olgusal temel ve birincil kaynaklar 📑
▶️ Danny Danon: BM Güvenlik Konseyi önündeki konuşmaya ilişkin video katkısı
İsrail’in BM Büyükelçisi’nin Yahudiye ve Samiriye’deki kalıcı Yahudi varlığına ilişkin özgün açıklaması.
▶️ The Jerusalem Post: „Hiçbir yere gitmiyoruz“: Danon BM toplantısında yerleşimleri savunuyor
Danon’un konuşması, çifte standarda yönelik eleştirisi ve tarihî argümanları hakkında haber.
▶️ Jewish News Syndicate: Kudüs ve Washington, BM’nin yaygın „yerleşimci şiddeti“ iddialarına karşılık veriyor
Mayıs 2026’daki 348 Filistin saldırısının yanı sıra Yahudi aşırılıkçılara yönelik soruşturmalar ve gözaltılar hakkında ayrıntılı bilgiler.
▶️ Israel National News: Danon BM’de: Yahudi toplulukları Yahudiye ve Samiriye’de kalacak
Danon’un Güvenlik Konseyi önündeki temel açıklamalarının özeti.
🔎 Bir hata, eleştiri veya ek bilgi mi fark ettin?
SCHLAGSEITE.eu titiz araştırmayı ve şeffaf düzeltmeleri savunur. Maddi bir hata, belirsiz bir ifade veya çalışmayan bir bağlantı mı fark ettin? O halde bildirimi bana gönder. Lütfen mümkünse doğrulanabilir bir kaynak belirt.






